HASANKEYF TOZ DUMAN

Nedim ARSLAN
-Yüz yıllar boyu bir çok medeniyete beşiklik eden Hasankeyf ve çevresindeki birçok yerleşim alanı sulara gömülürken bölge coğrafyası yeniden şekilleniyor. Bölgedeki bir çok vatandaşın onlarca kez gittiği ve konakladığı eski yerleşim alanlarının hiç biri yerinde değil artık. Yeni alanlardaki tablo çok farklı. Geçmişteki tablodan sadece birkaç eser sahada. Gerisini sadece kafanızda canlandırdığınızda arada uçurumların olduğunu fark edeceksiniz. Yeniden yeşeren bir çok yerleşim birimi ve eski Hasankeyf alanında yeni yapılan tek tip evlerin yapı mimarisi oldukça güzel. Yeni yerleşim alanında onlarca eksik var. Uçsuz bucaksız alanı olan sahilde hiçbir sosyal alan yok. İlçe merkezine girdiğinizde nereye gideceğiniz meçhul. Önünüze bir anda birkaç yol çıkıyor tıpkı labirent girişleri gibi. Yani hangi yolun nereye çıkacağı belirsiz. Vatandaş nereye gideceğini bilmediğinden önüne gelen yollara sapmakta ve dakikalarca çıkış yolu aramakta.
Hasankeyf’te yeni yapılan limanda yakın zamanda başlayacak olan tekne turlarına, Zeynel bey türbesi ve çarşı merkezine gidecek yollar belirsiz. Turizmle anılan antik kent yerli ve yabancıların cazibe merkezi olabilmesi için ağırlanacağı mekanlara sahip olmalı. Çarşı merkezindeki onlarca işyeri sefilleri oynuyor. 130 işyerinde oluşan çarşıda mescit lavabolarında sular bile akmazken bunun gibi onlarca eksiklikler var. Sistem böyle devam ettiği taktirde tek-tük uğrayan yerli turistler bir daha buraya uğramayacak. Bir zamanların Harran'ını andıran kıraç Hasankeyf toz-duman içerisinde olduğu sürece yerinde saymaya devam edecek. Yeni alanlara taşınan tarihi eserlere, çarşı ve liman gibi bölgeleri merak eden onlarca vatandaş Hasankeyf’in kent merkezinde toz ve kavurucu sıcağında sığınacak bir gölge arayışında. 12 bin yıllık geçmişi olan antik kent beton yığınıyla anılmasın. Dicle'nin hayat verdiği ve tarih kokan bu belde mavisi ve yeşiliyle bir olmalı.
VAKALAR SINIR TANIMIYOR
Dünya genelinde etkili olan korona virüs sağlık sektörünün yanı sıra Ekonomide de etkilerini sürdürüyor. Dünya devlerini bile çöktüren ve büyük çöküşlere neden olan bu salgın tüm sektörleri sarsarken, devlet büyükleri, sıfatları, din, dil, ırk ve yaşa bakmaksızın savaşını sürdürüyor. Dünya genelindeki etkilerine nazaran Türkiye'nin istikrarlı uygulamaları karşısında takdir edilmekte. Ülkemizin başarılı tedavi süreci ve kısıtlamaları vakanın artışını engellerken yeniden dönüşler resmen hortladı.
FAZLA NORMALLEŞME!
Batı illerindeki kısıtlamaların ardından Doğu illeri yani bölge insanlarımızın kendi memleketlerine geldiği ziyaretler vaka artışlarına katkı sunarken, yaşanan serbestlik pik noktasında. Vakanın başlangıcından bu yana kural dinlemeyen bazı insanların davranışlarına akıl erdirmek zor. Olmayan bir bayramda bile alış veriş yapan, kalabalık marketleri tercih eden maske, mesafe ve dezenfekte kuralına uymamak elbette vaka sayısını arttıracak. Batman kent merkezindeki en hareketli güzergah sayılan Turgut Özal Bulvarı ile Gülistan caddesinde kurallara hiçte uygulanmadı. Şehir içi servislerinin yanı sıra tekstil bölgesine giden bir çok servis araçlarında kurallara uyulmuyor. Daha etkin önlemler uygulanmadığı sürece vaka sayısında artışların devam edeceğini duyurmakta fayda görüyorum.