Batman’da trafik çıkmazı ile ekonomide derinleşen sıkıntılar
Bu hafta yine, kent içinde yaşanan trafik sorunu ve ekonomide giderek ağırlaşan tabloya kısaca da olsa değinmek istiyorum.

Nedim ARSLAN
-Hızla büyüyen Batman’da yatırımlar ne yazık ki aynı hızda ilerlemiyor. Hizmetler her zamanki gibi geriden geliyor. Artan nüfus, yoğun yapılaşma ve plansız büyüme, sorunları artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya taşıdı. Son yıllarda çevre yolları, yeni yaşam alanları ve daha yaşanabilir bir kent hedefiyle çevre yollarında büyük adımlar atıldı.
Ancak Batman’ın kronik sorunlarının başında gelen trafik, hâlâ çözüm bekleyen en yakıcı başlık olarak duruyor. En ufak bir yağmurda bile trafik kilitleniyor. Batman Park ile Belediye arasındaki normal şartlarda 7-8 dakika süren mesafe, yağışlı havalarda yarım saati bulabiliyor. Ana arterler adeta kilitlenmiş durumda. Bu yalnızca zaman kaybı değil; kent ekonomisinin yavaşlaması ve yaşam kalitesinin ciddi biçimde düşmesi anlamına geliyor. Batman’ın bu keşmekeşten kurtulmasının vakti geldi, hatta çoktan geçti.
EKONOMİDE AĞIRLAŞAN TABLO VE ALTINDAKİ BELİRSİZLİK

İkinci ve daha yakıcı başlık ise ekonomi. 2025 yılı boyunca istikrarlı şekilde yükselen altın fiyatları, yıl sonunda kimsenin öngöremediği seviyelere ulaştı. 2026’ya girilmesiyle birlikte bu yükseliş durmak bir yana, yeni rekorlarla devam etti. Henüz yılın ilk ayında dahi altın, tüm dengeleri alt üst eden bir noktaya geldi. Bugün altın artık sadece bir yatırım aracı değil; piyasaların yönünü belirleyen, ekonominin nabzını bozan temel bir unsur haline geldi. Son haftalarda toplum adeta altın fiyatlarıyla yatıp kalkıyor. Bu tabloyu “beni ilgilendirmiyor” diyerek geçiştirmek mümkün değil. Çünkü bu yükseliş, 7’den 70’e herkesi doğrudan etkiliyor. Altına yönelen birikimler üretimden, istihdamdan ve reel sektörden çekiliyor. Piyasada para dönmüyor, çarklar yavaşlıyor. Pandemi döneminde bile bu denli bir durgunluk hissedilmemişti.
Özellikle bölgemizde, ekonomik daralmanın etkileri çok daha sert hissediliyor. Ateşi bir türlü düşmeyen altın, işsizliği körükleyen bir faktör haline geldi. Zaten yüksek olan işsizlik oranlarına her geçen gün yenileri ekleniyor. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir sosyal riskin de habercisi. Ekonomideki bu belirsizlik, toplumun tüm kesimlerini baskı altına alıyor. Enflasyonun günlük hayatta hissedilmesine rağmen yokmuş gibi gösterilmesi, vatandaşın omzundaki yükü daha da ağırlaştırıyor. Asgari ücretli, memur, emekli, esnaf, çiftçi ve üretici her geçen gün biraz daha küçülüyor. Emek karşılığını bulmazken, tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar artan mazot ve girdi maliyetleri altında eziliyor. Batman gibi bir kentte dahi kiraların 15 bin liradan başlaması, barınma sorununu artık dar gelirliler için hayati bir meseleye dönüştürdü.
Öte yandan altındaki yükseliş, sadece yatırımcıyı değil; düğün yapacak vatandaşı, kuyumcuyu, beyaz eşya ve mobilya esnafını da kilitlemiş durumda. Piyasada durgunluk derinleşiyor. Özetle vatandaş yarına umutla bakmak istiyor; ancak ortaya çıkan tablo umut değil, belirsizlik ve karamsarlık üretiyor. Bu karamsarlığın dağılması için, vatandaşa doğrudan dokunan, günü kurtarmayan, somut ve kalıcı adımların atılması artık ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir.
Güzel günler dileğiyle.