24 Haziran 2026 - Çarşamba

TOPLUMDA AHLAK ÇÖKTÜ; HİÇ İBRET ALMAYACAK MIYIZ?

TOPLUMDA AHLAK ÇÖKTÜ; HİÇ İBRET ALMAYACAK MIYIZ?

Yazar - AZİZ ARSLAN
Okuma Süresi: 5 dk.
AZİZ ARSLAN

AZİZ ARSLAN

-
Google News

Milli Takımımızın Dünya Kupası’ndan elenmesi, siyaset, magazin, iş dünyası, döviz, altın, borsa ve hisse senedi gibi piyasalar konuşuluyor; hatta butlan tartışmaları dahi gündemden düşmüyor. Hülâsa ülkemizin gerçek gündemi sadece ekonomi, siyaset veya gündemi değiştirmeye yönelik tartışmalardan ibaret olmamalıdır. Bizim asıl meselemiz; aile yapımızın çöküşü, hayasızlık, ahlaki yozlaşma, uyuşturucu ve sanal kumar gibi tehlikelerdir. Bunları daha çok konuşmalı, tartışmalı ve gündemde tutmalıyız.

Neden mi?

Ezcümle; bir evlat uyuşturucu madde etkisinde babasına bıçak çekiyor, bir baba ise canını kurtarmak için öz oğlunu öldürmek zorunda kalıyor.

Hülâsa; hiçbir sebep yokken akran zorbalığıyla, bıçak darbeleriyle hayattan koparılan pırlanta gibi çocuklar... Bir diğeri de haraç çetelerine meze olan gençler.

Dile getirdiklerim sadece küçük bir kısmı. Tüm bu olumsuzlukları yazmaya kalksam, ansiklopedi ciltlere sığmaz.

Dolayısıyla, bu acı tablo bir asayiş haberi değil; toplumsal çürümenin en acı göstergesidir.

Şu gençlerin haline bir bakın!

Gençler, flört veya sevgili olma bahanesiyle her köşe başında zinayı andıran birliktelikleri her tarafı kuşatmış durumda. Bu çürümüşlüğü hiç kimse görmüyor mu? Özellikle çocuk yaştaki kız çocuklarının giyim kuşamlarındaki değişimle birlikte bir kabak çiçeği gibi açılıp saçılmalarıyla, çıplaklık algısı hızla artmaktadır. Uyuşturucu madde ve sanal kumar bağımlılığı gibi sorunlar, yalnızca gençlerimizi değil, ailelerimizin ve ülkemizin geleceğini de yok etmekte.

Bu hassas konuya ilişkin idarecilerimiz gerçek manada bir çözüm reçetesi uygulamadığı sürece, gençlerin hayata dair hiçbir umudu kalmayacaktır. Ahlâksızlığa, sevgisizliğe, güvensizliğe, vicdansızlığa, öfkeye ve çaresizliğe itilen milyonlarca genç; içlerindeki acıyı ellerine aldıkları silah ve bıçaklarla, şiddeti bir dışa vuruma aracı olarak kullanmaya devam edecektir.

Peki, bu olup bitenler karşısında idarecilerimiz ve ebeveynler hiç ders almayacaklar mı?

Bu konu; anne babaları, eğitimcileri, idarecileri ve tüm toplumu yakından ilgilendirmeli...

Kıymetli okurlarım,

Demem o ki; hepimiz aynı gemideyiz ve toplumun ayrılmaz bir parçasıyız. 'Ülke nezdinde endişe kaynağı olan gençlere, İslâm’a uygun bir hayat tarzını nasıl benimseteceğiz?' sorusuna ilişkin olarak; Bediüzzaman, Risale-i Nur eserlerinde gençlerin yetiştirilmesine dair pek çok çözüm yolu ortaya koymuştur ve nihayetinde bu seçeneklerin tamamı Kur’ân’dan geldiği için çareyi Kur’ân’dan arıyor ve Kur’ân’dan cevaplar getiriyor. Binbir parçaya bölünmüş akıl ve fikrimize Allah’ı ve Efendimiz Aleyhisselâm'ı en güzel şekilde tarif ederken, zihinlerimizi en çok bulandıran meselelerde de bize rehberlik etmekte. Nitekim bu asır gençliğin istek ve arzularının en hararetli olduğu bir dönemdir.

Özetle yeni bir nesil inşâ etmek kuşkusuz öncelikle bir eğitim-öğretim işidir. Mütemadiyen, okullarda okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri gençlerin ruhunda ve vicdanındaki yaralara merhem olamamakta, akıllarında oluşan şüphelere cevap verememekte ve hantal bir bilgi birikiminden öteye geçememektedir. Okullarda Risale-i Nur eserlerinin ders olarak okutulması durumunda ise fenni, ilmi ve mukni (inandırıcı) imâni hakikatlerle gençlerin istek ve sorunlarına çözüm üretilebilecektir. Nitekim birçok aydın ve din âlimi, Risale-i Nur eserlerinin okullarda ders olarak okutulmasını tavsiye etmiştir; ve olmalıdır da.

Sonuç olarak bir ülkenin geleceği; güçlü bir ekonomiye veya sahip olunan yer altı ve yer üstü zenginliklerine değil, iyi yetişmiş bir gençlik potansiyelinin altyapısının oluşturulmasına bağlıdır. İyi yetişmiş genç nesillere sahip olmayan ülkelerin geleceği de olamaz. Ülkemizi yöneten idarecilerimizin eğitim-öğretim müfredatına Risale-i Nur eserlerinin dâhil etmeleri taktirde; gelecek nesillerin daha donanımlı yetişmesine büyük katkı sağlayacaktır.

Bu ülkenin geleceği, devamı, emaneti devralacak çocuklardır.

Ben gördüğümü yazdım; başkası ne görür, bilemem.

Vesselam.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları