29 Nisan 2026 - Çarşamba

SAĞLIK MESLEK LİSELERİNDE HEMŞİRE YARDIMCILIĞI GARABETİ...

SAĞLIK MESLEK LİSELERİNDE HEMŞİRE YARDIMCILIĞI GARABETİ...

Yazar - AZİZ ARSLAN
Okuma Süresi: 4 dk.
AZİZ ARSLAN

AZİZ ARSLAN

-
Google News

Ülkemizde yıllardır uygulanan çarpık eğitim sistemi nedeniyle ne yazık ki sayısız yeteneği heba ettik. Her öğrenciyi aynı kalıba sokmaya çalışan bir "toptancı" eğitim anlayışı devam etmektedir.

Eğitim sistemi, bir gencin hayallerine giden yolu açmak için vardır; o yolu kapatmak için değil. Ancak bugün, Sağlık Meslek Liselerinin “Hemşire Yardımcılığı” bölümünde okuyan binlerce gencimiz ve aileleri, devlet eliyle hazırlanmış bir belirsizliğin içine itilmiş durumdadırlar. Veliler tarafından bana iletilen feryatları tek bir gerçeğe işaret ediyor: Ortada devasa bir mağduriyet ve çözülmeyi bekleyen bir "garabet" var.

Şöyle ki...

Özellikle velilerimizden gelen ve "yeter artık" dedirten mağduriyetlerini dikkatlere sunmak istiyorum: Sağlık Meslek Lisesi Hemşire Yardımcılığı bölümü. Görünürde bir okul, bir bölüm var; ama işin içine girince tam bir hayal kırıklığıyla karşılaşıyoruz. Neden mi? Ataması olmayan bir bölüme neden kontenjan açılır?

Bu gençler mezun olduğunda ne üniversite hastaneleri ne de devlet hastaneleri ve ne de özel hastaneler yüzlerine bakıyor. Atama yok, işe yerleştirme yok. Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıklarına sormak lazım: İstihdamda karşılığı olmayan, hastanelerin kapılarını kapattığı bir bölümü neden hala açıyorsunuz? Bu gençlerin 4 yıllını ve ailelerinin umutlarını neden "yok hükmünde" olan bir diploma için harcatıyorsunuz? Bu nasıl bir plansızlıktır?

Mağduriyetin en can yakıcı noktası ise eğitim içeriğindeki adaletsizliktir. Bu bölümün öğrencileri, son iki yıllarını yoğun meslek dersleri ve hastane stajlarıyla geçiriyorlar.

Bu süreçte: Matematik, Fen ve diğer temel kültür derslerinden tamamen mahrum bırakılıyorlar. Akranları Fen ve Anadolu liselerinde sınav odaklı eğitim alırken, bu çocuklarımız hastane koridorlarında emek veriyorlar.

Soru basit ama cevabı ağır: Temel dersleri görmeyen bu çocukların, üniversite geçiş sınav günü geldiğinde; bu çocukları, tam teşekküllü eğitim alan Fen ve Anadolu lisesi öğrencileriyle aynı teraziye koyuyorsunuz? Bu sadece bir haksızlık değil, düpedüz bir mağduriyettir. Kendi müfredatınla çocuğu akademik olarak zayıf bırakıp, sonra bu öğrencilerin üniversiteye geçiş için "dört yıllık hemşire bölümüne" yerleşmeleri imkansız bir hale getirmektedir.

Dolayısıyla, okuldan mezun olmuş bu gençler ne sahada iş bulabiliyor ne de sınavda yarışabiliyor. İki kapı da yüzlerine kapanmış durumda. Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı bu garabeti görmezden gelemez. Bu çocukların suçu ne?

Sonuç olarak;

Milli Eğitim Bakanlığı: Bu bölümü ivedilikle revize etmeli ve öğrencilerin üniversite sınavındaki dezavantajını giderecek yüksek ek puan veya özel geçiş haklarını masaya yatırmalıdır.

Sağlık Bakanlığı: "Hemşire Yardımcılığı" unvanının görev tanımlarını netleştirmeli ve kamu ve özel hastanelerinde bu kadrolar için gerçekçi atama kontenjanları oluşturmalıdır.

Ezcümle, Milletvekillerimiz bu konuyu Meclis’e taşımalı, bu sessiz çığlığa ses olmalıdır. Bu çocukların geleceği, masa başındaki yanlış kararlara kurban edilmemeli.

Bu sessiz çığlığı duymak ve bu adaletsizliği gidermek bir tercih değil, anayasal bir zorunluluktur.

Vesselâm.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları