ASALAK SANATÇI KILIKLIYA BAK SEN...
ASALAK SANATÇI KILIKLIYA BAK SEN...

AZİZ ARSLAN
-Yaşadığımız bu topraklar üzerinde bereketin ve huzurun sesi olan camilerimizde yankılanan, manevi değerimiz Muhammediye ezanından yığınla, rahatsız olan 'asalaklar' var!
Asalaklıktan kastım şu:
İslam inancına mensup Müslümanlar için ezan; farz namazlarının vaktinin geldiğini ve onları ibadete davet etmektedir. Ancak her nedense, Müslüman beldelerinin gerçek sahiplerinin sırtından geçinen; Müslümanların kültürü, dini ve ahlak anlayışıyla hiçbir bağı olmayan bir 'salon sanatçısı', düğün esnasında ezan okunduğu sırada müziğe ara verilmesi istenince karizması çizilmiş gibi tepki göstererek kendisini dinleyenlere şöyle bir serzenişte bulunuyor:
"Ezan okunuyor diye kesmemizi istediler. Kusura bakmayın, böyle şeyler oluyor bu ülkede..."
Ezcümle bu sanatçı kılıklı hem okunan "Ezan"dan rahatsız, hem de İstiklal Marşımızdan da haberi bile yok!
İstiklal Marşımızın bir mısrasını dikkatlere sunmak istiyorum.
"Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli..."
Sözde bu sanatçı kılıklı kişinin ifadeleri, ya hazımsızlığından ya da karın ağrısından başka bir şey değildir."
Demem o ki; değerlerimize hakaret eden bu asalakları, kendi ellerimizle verdiğimiz paralarla besleyip desteklemeyelim ki salonlarımızı ve sahnelerimizi işgal etmesinler!
Dolayısıyla, ezandan şikâyet edenler. İmandan ve Kur`ân'dan nasibi olmayan nasipsiz kimselerdir.
Kur'an'ı Kerîm’in A'râf Suresi'nin 179 meâlinde:
"Ve lehüm âzânün lâ yesme'ûne bihâ"
"Onların kulakları vardır ama onunla işitmezler..."
Kıymetli okurlarım,
Ayetin ifadesiyle kulakları mühürlü insanlardır. Bilakis bu gibi kimselerin ezandan rahatsız olmalarına ve şikâyet etmelerine şaşılmamalı. Çünkü dilleriyle kendilerini açığa çıkarıyorlar.