YENİ PARTİYE NASIL BAKILMALI?
YENİ PARTİYE NASIL BAKILMALI?

SİMURG - NİHAT EKİNCİ
-24 Temmuz 2026 tarihi itibariyle Türkiye siyasal yaşamına Yeni Parti adıyla bir siyasal parti katılmış oldu. Aslında ekibin tamamı yani kurucularınım tamamı Türkiye’nin Kurucu Partisi olan Cumhuriyet Halk Partisinde siyaset yürüten ve 2002 yılından bu yana Türkiye siyasetine yön veren AKP’ye alternatif olma yoluna giren siyasetçilerden oluşuyor ancak ortaya çıkan son gelişmeler nedeniyle yeni bir adım atmak durumunda kaldılar.
Yeni partinin kadroları ile geçirdiği aşamalar zaten bilinen bir konu ancak tarihsel konumu nedeniyle kısa da olsa kayıt altına almak gerekiyor. Türkiye siyasal yaşamının enteresan bir konusu olarak kalacak olan “mutlak butlan” meselesi ile CHP’ye seçimde kaybeden kadro el koyunca kongre süreciyle seçimi kazananlar partiden ayrılmak zorunda kaldılar.
Kılıçdaroğlu ve ekibi her ne kadar arınma ve temizlenme adı altında operasyonlarını sürdürmekte iseler de bu söylemin tabanda bir karşılık bulmadığını herkesin genel kabulü. Enteresan olan gelişme CHP de kazananın da kaybedenin de AKP ye karşı iktidar söyleminde bulunması. Kılıçdaroğlu ekibinin siyaset alanında bu anlayışla muhalefetin muhalefeti konumundan ileri gidemeyeceği açıktır. Öyle görünüyor ki iktidara talip olma meselesi söylemden ileri gidemiyor. Kendileri açısından haklı gerekçeleri olsa dahi bu gerekçeleri halka iyi anlatamadıkları en azından ikna edemediklerini sokağın nabzından anlamak mümkün.
Diğer tarafa gelince tam iktidar yolunda hızlı adımlarla ilerleme moduna girmişken mutlak butlan kararı ile bir kroşe yedikleri net. Hakemin saymaya başlaması ile kendilerine gelip nihayet ayağa kalkabildiler ancak gelecek raunt başladığında karşılarında kaç rakip görecekleri ise bir muamma. Hem iktidar ile mücadele etmek durumunda kalacaklar hem de kendilerinin baba ocağı dedikleri ocakta kalanların darbelerine karşı durmak zorunda kalacaklar. İşlerinin kolay olmadığı açık. Gel gelim Türkiye’nin yeni bir dizayn sürecine girdiği bu dönemde yeni partinin nasıl bir yol izleyeceği meselesine. Ekonomik ve sosyal hayatın bu kadar sıkıntılı olduğu bir dönemde eğer siyaset yapanlar hala iktidara gelecek politikalar üretemiyorlarsa ciddi anlamda bir sıkıntı içinde olmalılar.
Yeni partinin iktidar yürüyüşünde özgürlükler ve Kürt sorunu karşısında takınacak tavrı iktidara gidip gitmeyeceği konusunu belirleyecek konuların başında gelmektedir. Çünkü ortada duran seçim sisteminin mevcut durumu ile 50+1 formülü ile yürüdüğünü göz önünde bulundurursak toplumsal uzlaşmayı sağlayanın iktidara gideceği açıktır. Bu durumda siyasetin bütün oyunlarını deneyecek olan iktidar karşısında yeni partinin önündeki tek yol halkın veya halkların güvenini kazanmaktan başka çaresi yok gibi.
Şu andaki koşullara göre alanda hareket halinde yani dinamik olan iki kesim var. CHP’den ayrılan Yeni parti kadroları ve Kürt siyasal hareketi olarak tanımlanan DEM parti tabanı. İktidar çözüm süreci olarak tanımlanan süreci başarıyla tamamladığında Kürt seçmen desteğini kaybetmeyeceğine güveniyor olmalı aksi durumda bu cenahtan pek umutlu olmayacak. Geride kalan milliyetçi kesim ile muhafazakâr kesim kalıyor. Tabi iktidar döneminde kazandıklarına da güvenmek durumunda. Yeni partinin de demokrasi, insan hakları konularının yanında ekonomik ve sosyal yaşamdaki sıkıntılardan besleneceği açıktır. Kürt seçmenin desteği ise süreç karşısında takınacağı tavıra bağlı olacaktır.
Çok önemli bir ayrışma ise inanç konusundaki yaklaşımda yaşanacak gibi görünüyor. Yeni Parti Lideri Özel partisinin kuruluş tarihini belirlerken tarihsel süreçleri iyi kullanmış durumda. 24 Temmuz tarihi ile Kurucu partinin ilkelerine sahip çıkarken Cuma namazı başlangıcı ile de muhafazakâr kesime önemli bir mesaj vermiş bulunmaktadır. Yani Sünni cepheye bir mesaj verilerken Atatürkçü kesime de biz ilkelerimize bağlıyız gösterisini sunmuş bulunmaktadırlar. Bu tavırlarıyla Atatürkçü, Sünni, demokrat bir siyasal çizgi çizeceklerini anlatmaya çabalıyorlar. Bu adımlarının kendilerine yönelen lidersiz bırakma, yolsuzluk ve rüşvet eleştirilerini gölgede bırakıp bırakmayacağını ise zaman içinde görmek mümkün olacaktır.
Sonuç olarak kuruluşunu tamamlayan Yeni Parti’nin Türkiye Siyasal Yaşamına yeni bir renk katacağı açıktır. İktidar hedefine ulaşıp ulaşmayacağını ise atacağı adımlardan görmek mümkün olacaktır. Ülkenin demokrasi, eşit gelir dağılımı, adalet ihtiyacını göz önünde bulundurduğumuzda ülkenin yeni gelişmelere gebe olduğu açıktır.