07 Temmuz 2026 - Salı

CHP DE KİM HAKLI?

Bilindiği ve izlendiği gibi Ortadoğu kaynayan kazan halindeyken, komşularda savaş dünyada rekabet kızışmışken, ülkemizde iktidara aday ana muhalefet partisi konumundaki parti, cumhuriyetin kurucu partisi başkanları koltuk kavgası ile uğraşmaktadırlar.

Yazar - SİMURG - NİHAT EKİNCİ
Okuma Süresi: 5 dk.
SİMURG - NİHAT EKİNCİ

SİMURG - NİHAT EKİNCİ

-
Google News

Ülkemizin en temel sorunu şüphesiz şu anda CHP’nin koltuk kavgası değil. Şu anda uğraşılması gereken, temel demokratik sorunların giderilerek, evleri alev topuna çeviren ekonomik sıkıntıları atlatmaktır.

Ülkemiz ne yazık ki zamana sarkıtılan sorunları nedeniyle çok tehlikeli bir noktaya gelmiş bulunmaktadır. Siyasi, sosyal, ekonomik alanlardaki ahlaki çöküntüler ne yazık ki bizi toplumsal bir kaos ile karşı karşıya getirmiş bulunmaktadır. Yani komşu ülkeler birbirleriyle savaşırken bizim içerde el ele vererek çöken değerlerin yeniden toparlanması için kötülükle savaş stratejisi geliştirmemiz zorunlu.

Şurası açıktır ki bu sorunların aşılması ancak konuların siyasi partiler üstü bir mantıkla ele alınıp değerlendirilmesi ve ideolojik ayrışmalardan azade olarak el ele verilmesi ile gerçekleşebilir. Anaların gözyaşlarının rengi olmadığı gibi ahlaksal çöküntünün de yaşama bakış açıları ile ayrı görülme lüksü bulunmamaktadır. Yani inancı, ideolojisi, etnik kökeni ne olursa olsun bu ülkenin bütün vatandaşları zengini fakiri demeden bu sorunlar konusunda birlikte hareket etmek zorundadır.

Uyuşturucu, sokak çeteleri, bahis, yer altı örgütleri, fuhuş, kumar gibi toplumsal çöküntüye neden olan ve ahlak yozlaşmasına yol açan konularda birlikte davranmaktan başka çare bulunmamaktadır.

İnsanların aç ve açıkta kaldığı, işsizlik ve yoksulluğun hat safhaya vardığı, gelir dağılımının adaletsiz bir şekilde yaşandığı, ülkenin göçmen geçiş merkezi haline geldiği bir ortamda siyasi ahlak sahibi olmak elbette öncelikli konuların başında gelmektedir. Ancak yangın etrafı sarmışken nereden başladığı, kimin başlattığı tartışmasından önce yangını kontrol altına alıp söndürmek ardından da sebebini ve müsebbibini bulmak gerekmez mi?

İktidar var olan sorunlarla baş etmek için zamana ihtiyaç duymaktadır. Özgürlüklerin kısıtlanması, baskıların artmasıyla sorun çözülemiyor. Zamana yayarak çözümlere ulaşmak çabasındadır lakin uygulanan politikaların başarılı olma ihtimali zayıf görünüyor.

Ana muhalefet partisinin iktidarı devralma olasılığı ortaya çıkmıştı. Bu durumda iktidarın “kazanamazsan rakibi zayıflat” politikasını yaşama geçirdiği açıktır. Bu mantıkla ortaya Butlan meselesi çıktı ve ne yazık ki post uğruna dost harcamaya alışık olan siyaset yine aynı mantıkla hareket etmeyi yeğledi. Bu gün itibariyle taraflar arasında uzlaşma sağlansa bile kalenin derin bir yara aldığı açıktır. Bu yaranın iktidarı kurtarmaya yetip yetmeyeceğini ilerleyen zamanda hep birlikte göreceğiz.

Bay Kemal’in siyasi ahlak söylemi doğru ve yerinde bir tespittir. Eğer siyasi ahlakta ve buna bağlı olarak toplumsal ahlakta bir yozlaşma yaşanmasaydı ülkemiz bugün bu durumda olmazdı. Bu ahlak ve ilke yoksunluğudur ki insanlarımız artık ne birbirlerine ne de onların koruyucu kaleleri olan devlet kurumlarına güven duymaktadırlar. Ancak ateş bacayı sarmış, ortalık darmadağın olmuşken bunu ana muhalefet koltuğunda hem de parti içi çatışmayı körükleyerek düzeltmenin imkânsız olduğu da açıktır. Yaşamın her alanında ilkeli, kararlı ve ahlaklı olmak en temel olgu ve anlayıştır. Kamu kaynaklarını halk için kullanmayanların, yanlış yapanları elbette gerekli dersi ve tepkiyi almaları gerekmektedir. Bunu en çok ülkenin ezilen halk kanadı istemektedir lakin bu ortamın nasıl ve kimler tarafından yaratıldığını da unutmamak gerekiyor. Sistemin nasıl bu hale geldiğini bilmek gerekiyor.

Ülkenin temel sorunu her alanda yaşanan ahlaksal ve ilkesel çöküntü olabilir veya bu meseleler temel konuların başında gelebilir ancak bunun sorumluluğu konusunda ana muhalefet partisi olan CHP’nin payını da hesaba katmak gerekmez mi?

Bu sıkıntılı ortamda bile iktidar adayı olmaktan uzaklaşabilen bir ana muhalefet partisinin neye çözüm olacağını merak edenlerin sayısı az değildir. Ana muhalefet koltuğunu bile paylaşamayan bir partinin iktidardayken ne karışıklıklarla yüz yüze kalacağını düşünmek bile istemeyiz. İktidar da tam olarak bunun düşünülmesini istiyor değil mi? CHP bu mantıkla gidecekse tek tek belediyeler bazında değil topyekûn iktidara katılım sağlasa ülkemize daha yararlı bir iş yapmış olacak. Belki bu durumda daha sağlıklı bir ülke muhalefeti ortaya çıkar!

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.