15 Mayıs 2026 - Cuma

BATMAN’IN İL OLMASI VE PETROLSPOR

BATMAN’IN İL OLMASI VE PETROLSPOR

Yazar - M. Latif YILDIZ
Okuma Süresi: 10 dk.
M. Latif YILDIZ

M. Latif YILDIZ

-
Google News


Mayıs 1990 yılında ANAP iktidarda, Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Başbakan da Yıldırım Akbulut’tu. Parti hâlâ yönetimdeydi ama eski gücünde değildi. BenKonya’da bölgesel, yerel ve İstanbul medyasında etkin bir konumdayım. Konya Milletvekili Mehmet Keçeciler parti liderliği için ataktaydı. Bunun için ben ile sürekli temasta, parti ve devlet yönetimi ile ilgili haberleri bana veriyordu. Günaydın, Sabah, Yeni Konya gazeteleri ve ATV de her gün haberlerini manşetten veriyordum. 
4 Nisan 1990’da Sabah gazetesinin 1. Sayfasında başlık altında sür manşet “Keçeciler Meydan Okudu” haberim ANAVATAN, Meclis ve Türk siyaset tarihini sarsıyordu. İşte o günlerde toparlanmak için il sayısını artırma formülü devreye koymuşlardı. Bu konuda Keçeciler’e 5 öneri götürdüm. Başta doğup büyüdüğüm Batman, onu eşimin memleketi Konya Akşehir; Karaman, Ereğli ve Niğde Aksaray oldu. 
Konya Akşehir ve Ereğli il seçmen ve milletvekili dağıtımı nedeni ile kabul görmedi. Batman, Aksaray ve Karaman il olmaya uygun görüldüğünü ve bu 3 il talebin Mecliste kesin kabul edileceğimi bir hafta önceden bana müjdeledi. Ben de o zamanlar makale yazdığım Batman Çağdaş, Yeni Meram, Aksaray ve Karaman gazetelerinde Mecliste görüşmeden bir hafta önce halka müjdeyi verdim. Makalelerim duruyor. Ve yazdığım gibi Aksaray ve Karaman 15 Mayıs’ta Batman ise 16 Mayıs’ta il oldular. Peki sonuç ne mi oldu? Karaman ve Aksaray düzenledikleri törende plaket ile ödüllendirdiler. Doğup büyüdüğüm; ilk gazetecilik ve öğretmen olarak çalıştığım soyumun asli memleketi Batman adına kuru bir teşekkür bile almadım. Vefasızlığı dile getirince sanırım 1. İl olma yıldönümünde Batman Gazeteciler Derneği Başkanı Arif Arslan’ın özel çabası ile gönlüm alındı. Artık buna “mum dibine karanlık” mı diyeyim takdir sizlerin. 
Belki de hayatım boyunca bazı gerçekleri yazdığım için birileri hoşlanmamış. Yapacak bir şey yok. 57 yıldır doğru bildiklerimi yazdım. 9 değil 19 köyden kovulsam da yazacağım. 

PETROLSPOR’A GELİNCE
Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı Cimelin köyündenim.  ( Köy yüz yıllar Osmanlıda özerk yaşayan MİR ve BEG soyundan gelir. Babamın  sülalesi köyün okumuş, aydın ve hocası olunca bize ‘ Mala Mele” derlerdi.) 1940-44 yılları arasında Kocaelinde 4 yıl komutan yaveri olarak ( 2. Dünya savaşı yıllarıdır.) askerlik yapmış. Askerlik sonrası köyünde imamlık yapar. Köyde tarla, bağ, bahçesi ve hayvancılık ile geçimini sağlıyordu. İmamlığı ise meccanen yapıyordu. 
17 Ocak 1946’da Raman Dağı’nda petrol olduğu keşfedildi. 1946 yılında “Raman-1” kuyusundan petrol bulundu.
İşte tam o yıllarda 1950 Kürdçe Berberi ( köy içinde cepheleşmek) particilik başlar. Babam ayrıcalığı ortadan kaldırmak için çaba gösterse de başarılı olamamış. 
İşte o yıllarda köye yakın (1945) Meymunede küçük ölçekli “Raman Rafinerisi” kurulur.  ( 3/ton gün) 1948 yılında ise Tecrübe Tasfiyehanesi adı ile demiryoluna yakın olan  Elixe köyünde. (200 ton/gün kapasiteli.) ilk küçük rafineri kurulmuş. Yapılan törene Cumhurbaşkanı İsmet İnönü de katılmıştı. 
Ancak bu tesis de ihtiyacı karşılama kapasitesi olmayınca Elixe’nin Raman dağlarında bulunan petrol ( yöre adı ile kara altın) işletilmesi için yeni ve modern rafineri gerekliydi. 1955’te Modern Batman Rafinerisi faaliyete geçti; yıllık kapasite 330 bin ton. 1960: Kapasite artırılarak 580 bin ton/yıl. 1972: Yeni ünite ile 1,1 milyon ton/yıl kapasiteye çıkartıldı. 
Elix ( İluh) petrol ve rafineri adı ile ülke çapında ün yapan bir köy oldu. 
O yıllarda rahmetli babam da köydeki parti, ayrışma, kargaşanın parçası haline gelmemek  için köydeki mal varlıklarını kardeşine; imamlığı bırakıp Elixe ( İluh) köyüne 1952 yılında göç eti. Hayal meyal o göç ve çocukluk anılarım gözümün önüne geliyor. 
İlk hatırladığım Meymune köyünün yakınlarındaki eski tesise işçi getiren Doç pilabın bana yaklaştıkça büyüyen ışıktan korkarak dedemin kucağına sığınmıştım. Rahmetli dedem Kürdçe bana “ korkma yavrum ona araba ışığına da far derler” dediğini hiç unutmuyorum. 4-5 yaşlarındayım. 
Adı Kürdçe Elixe ( Türkçesi İluh) olan köy önce Siirt Beşiriye bağlı nahiye, 1957 yılında ilçe olunca Batman adını aldı.  
Petrolspor’u kuruluşu olan 1960 yılında site Atatürk ilkokulu öğrencisiydim. O yıllarda öğrenci; 1968 yılında Günaydın gazetesi Batman, Mardin bölge muhabiri olarak 1973 yılına kadar Petrolspor ve diğer mahalli futbol takımlarını ( İluh, Ranan, Site vs ) takip ediyordum. 
1973 yılında Konya’ya İç Anadolu bölge temsilcisi olarak Günaydın, Sabah ve ATV temsilcisi iken Konya, Ankara gibi şehirlerde maçlarını fırsat buldukça izledim. Batmanda makale yazdığım gazetelere de yorumlarımı yapardım. 
Batman Petrolspor takımı anımsadığım kadarı ile 1985-86 sezonunda profesyonel 3. Lig’e katıldı; 1996-97’de 2. Lig’e yükseldi, 1997-2002 arasında 1. Lig’de ( dönem ki 2. seviye) oynadı. 2002’den sonra tekrar alt liglere düştü, 2006-2022 arasında 3. Lig’de kaldı. 2021-22’de 2. Lig’e çıktı, 2023’te tekrar 3. Lig’e düştü. 2025-2026 sezonunda ise yeniden 1. Lig’de mücadele etme fırsatı yakaladı. 
Bazıları sporu, özellikle futbolu toplumu oyalama, boş kayıp olarak niteler. 
Spor yazarlığı yapmış biri olarak yorumlarsam: 
Futbolun ve sporun toplumsal rolü üzerine bu tartışma hep yapılmış ve sosyolojide oldukça köklü bir geçmişe sahiptir. 
Bu görüşü savunanların ve karşı çıkanların dayandığı temel noktayı şu şekilde analiz edebilirim:
Bu görüşü savunanlar, futbolun kitleleri gerçek sorunlardan (ekonomi, siyaset, hak arayışı vs. ) uzaklaştıran modern bir "uyuşturucu" olduğunu iddia ederler;Tarihte Roma Mirası var: Antik Roma’da halkın isyan etmemesi için uygulanan "Ekmek ve Sirke" politikasına atıf yapılır. Yani, "Karınlarını doyur ve onları eğlendir ki başka şey düşünmesinler."
Deşarj Mekanizması diyen için; İnsanların hafta boyu biriktirdiği öfke ve hayal kırıklığını tribünlerde veya ekran başında "zararsız" bir şekilde boşaltması, mevcut düzene karşı bir uyanışı engellediği şeklinde yorumlanır.
Bir de işin Ticarileşmesi var: Futbolun artık bir spor olmaktan çıkıp devasa bir endüstriye dönüşmesi, saf rekabetin yerini "müşteri" kavramı alması eleştirilerin odağındadır.
Öte yandan, birleştirici güç ve sosyal ihtiyaç olarak futbolun sadece bir "boş zaman kaybı" olmadığını savunan görüşler de var. 
Ve Aidiyet Duygusu: Modern dünyada birey yalnızlaşırken, futbol insanlara bir topluluğun parçası olma, ortak bir amaç uğruna sevinme ve üzülme imkânı veriyor.
Kültürel Miras yanı: Özellikle belirli şehirler ve bölgeler için (örneğin AMED ve Batman Petrolspor gibi köklü takımlar) futbol, o şehrin hafızası, kimliği ve dayanışma kültürü oluyor.
Bu nedenle insanlara moral ve Motivasyon oluyor: Zor zamanlarda toplumun moral bulduğu bir sığınak işlevi görebilir.

GERÇEKLİK NEREDE? Gerçek, genellikle bu iki uç görüşün ortasında bir yerdedir diyorum. Futbolun ne olduğu ve bizlerin ona nasıl baktığımızla ilgilidir.
Örneğin Aşırı Fanatizm: Futbol, hayatın merkezi haline getirilip diğer tüm insani sorumlulukları ve toplumsal duyarlılığı gölgeliyorsa, "oyalama" aracına dönüşmüş demektir.
Sağlıklı Hobinin Ötesi: Eğer futbol bir rekabetten ziyade şiddet ve nefret dili üretiyorsa, toplumsal kayıp olarak nitelendirilir.
Bilinçli İzleyici: Ancak bir insan hem gündemi takip edip hem de sevdiği bir takımı destekleyerek kültürel haz alabiliyorsa, bu durum bir kayıp değil, zihinsel bir dinlenme ve sosyal bir zenginliktir.
Sonuç olarak; futbol tek başına bir "toplumu uyutma projesi" değildir; ancak kontrolsüz bir tutkuyla birleştiğinde dikkat dağıtıcı bir unsur olarak kullanılmaya müsaittir. Tarihçi Terry Eagleton'ın dediği gibi: "Eğer insanlar futbola harcadıkları enerjiyi siyasete harcasalardı, dünya çoktan değişmiş olurdu." Fakat aynı enerji, insanları birbirine bağlayan güçlü görünmez bağlardan biri olduğunu da gözardı edemeyiz. 
Batman’ın il olmasını ve 2025- 2026 sezonunda özellikle doğu kentleri Diyarbakır’da AMED, Batman Petrolspor ile Vanspor’un kazandığı şampiyonluklar için başta Batman ve tüm bölge takımlarını kutluyorum.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları