15 Şubat 2026 - Pazar

KUR’AN VE İSLAM

KUR’AN VE İSLAM

Yazar - M. Latif YILDIZ
Okuma Süresi: 10 dk.
M. Latif YILDIZ

M. Latif YILDIZ

-
Google News

Müslümanların kutsal ayı Ramazan’a bir kaç gün kaldı. Camiler, Gazete, radyo, TV, sanal alemde çokça paylaşım, yazı makale görür; vaiz dinler olduk. Konu ile ilgili şahsi görüş ve düşüncelerimi yazımın sonuna bırakarak İslam’ın kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’den yola çıkarak İslam dinini “cihat” adı altında cihadistlerin ne hale getirdiklerini görelim.

(Ki İslam'da cihadın asıl muhatabı, insanın kendi nefsidir; buna "Büyük Cihad" (Cihad-ı Ekber) denir. Dış dünyaya yönelik olan askeri cihat ise ancak gayri Müslüm saldırısına uğradığında savunma yapmaktır. Yani saldırmak, öldürmek, kan dökmek değil; zulmü engellemek ve inanç özgürlüğünü korumak amacıyla meşru sayılmıştır.)

Son yüz yılda. Özellikle 21. Yüz yılın ilk çeyreği olan 25 yılda İslam ülkelerinde olup bitenleri geriye doğru gidip Kur’an-ı okuyalım ve bakalım ne diyor?

# Kur’an-ı Kerim’de Müslümanların birbirlerinin canına, malına, haklarına saygı duyması gerektiğini, bir müminin diğerine zarar vermesinin büyük günah olduğunu belirten pek çok ayet vardır. Bu konudaki en temel, çarpıcı ayetlerden yola çıkacağım:

1. Haksız Yere Cana Kıymanın Yasaklanması:

Müslüman bir kimsenin, bir başka mümini kasıtlı olarak öldürmesinin hükmü Nisa Suresi'nde çok sert bir şekilde ifade edilmiş ve yasaklanmış:

# Nisâ Suresi, 93. Ayet:

"Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır."

2. Müslümanların Kardeşliği ve Barışın

Müslümanlar arasındaki ilişkinin "savaş" değil "kardeşlik" hukuku üzerine kurulu olduğunu belirten ayet:

Hucurât Suresi, 10. Ayet:

"Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin."

3. Başkasının Malına Kast Etmemek, Kul hakkının ve haksız kazancın yasaklandığı, can güvenliği ile mal güvenliğinin bir arada zikredildiği ayet:

# Nisâ Suresi, 29. Ayet:

"Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması hali müstesna, mallarınızı aranızda batıl (haksız ve haram) yollarla yemeyin ve kendinizi (birbirinizi) öldürmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir."

"Bilesiniz ki; mallarınız, canlarınız, şu gününüzün, şu ayınızın ve şu şehrinizin kutsallığı gibi birbirinize haramdır(dokunulmazdır)”

# Bu ayetler, İslam hukukunda "can, mal ve namus emniyeti"nin dokunulmaz olduğunu kesin dille ortaya koyar.

PEKİ İSLAM ÜLKELERİ

Filistin, Sudan, Suriye, Yemen, Mali. Nijer, Lübnan, Fas, Tunus, Cezayir, Libya, Mısır, Afganistan, Pakistan vs. Neden sadece islam ülkeleri bu hale düştüler.

Çünkü Adalet ve Liyakat Esası İslam düşüncesine göre temel iken biz bunu terkettik. İslam’da ifade edilen adalet, sadece yargı salonlarında değil; ailede, iş hayatında ve yönetimde "emaneti ehline vermek" olarak tanımlanır. İslam dininin alemleri yüz yıllardır, bir işi uzmanına verilmez ise toplumsal çöküşün başlangıcı olduğunu hep vurguladılar.

Ayetleri dikkatli okursanız Niyet ve Eylem Bütünlüğü Ayetlerin ruhundan süzülen temel derslerden biridir. Biçimsel dindarlığın (şekilciliğin) ötesine geçmektir. Bir eylemin değeri, arkasındaki halis niyet ve niyetin ahlaki bir disipline dönüşüp dönüşmediği ile ölçülür.

# unutmayalım ki hangi dil, kimlik, mezhepten olursa olsun İnsanın Onuru ve Eşitlik Kur’an’ın evrensel mesajında üstünlük; “ırk, zenginlik veya soyda değil” der. İnsanda önce sorumluluk bilinci ve erdem arar. İslam dini ve Müslüman Alimler, insanın sadece "insan" olduğu için doğuştan gelen bir onura sahip olduğunu ve hiçbir otoritenin bu onuru çiğneyemeyeceğini savunur.

# Bu denge ve orta yolu (İtidali) kim bulacak?

İslam dinin kutsal kitabı ve onu bize tefsir eden İslam alimleri, ayetlerin çoğunda "denge" mesajı görürler. Ne dünyadan tamamen kopmak ne de sadece dünyaya hapsolmak; hayatın her alanında aşırılıktan kaçınmak evrensel bir rehber olarak sunarlar.

"Kuşkusuz Allah, size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında adaletle hükmetmenizi emreder." (Nisâ Suresi, 58)

SEVGİLİ Okuyucularım bunca ayet, islam alim ve bilginlerinin görüşlerini neden aktardım? Gerçek İslam bu olduğu için.

Şimdi çok kısa düşünün ve şöyle bir etrafınıza bakınız. Aile içi ilişki, mahalle, semt, kasaba, şehir ve de ülkede insanların tavrına bakınız. Yüzde 99 Müslümanız diyen ülkeler ne halde? Kur’an ya da İslam ilkelerin ne kadarı uyguluyorlar?

Şahsen baktığımda aklıma

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) şu hadis gelir:

“Nice oruç tutan vardır ki orucundan kendisine kalan sadece açlık ve susuzluktur. Nice gece namazı kılan vardır ki kendisine kalan sadece uykusuzluktur.” ( Ben namazı yattığı ve kalktığı bir spordur derim.) (İbn Mace ve Ahmed)

Benim bu hadise ilave edeceğim şu ki; çoğu beyhude söylenen, yazılan, paylaşılar. İslam devletleri içinde oluşturulan fitne tohumları, liyakatsız yönetici ve yönetimler; adalet ve eşitlikten uzak uygulamaları ile Kur’an-ı ihmal ederek gözardı etmekte olduklarıdır.

# En temel ayet Hucurât Suresi, 13. ayette mealen şöyle der;

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.”

Bu ayeti mesaj olarak, Hz. Muhammed’in (sav) Veda Hutbesi’ndeki şu meşhur sözüyle de perçinlenmiştir: "Arap'ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap'a, beyazın siyaha, siyahın da beyaza takva dışında bir üstünlüğü yoktur."

SONUÇ MU:

Başta Türk, Arap, Acem milletlerin ve devletlerinin içinde bin yıllardır yer alan Kürd milletine düşmanca bakış açısı neyin nesidir? 57 yıllık aktif gazeteci, yazar, ilk, orta, lise ve üniversitede hocalık yapmış biri olarak 4 parça ülkeye zorunlu bölünmüş bu mazlum halka, yüzde 99 İslam ülkesi, Müslüman olduğunu söyleyenlerin tavrı nedir? Irak Enfal ile bir kaç saatte Halepçede 5 bin insanı zehirleyerek soykırım yaptı. Suriye’de 14 yıldır kendi bölgesinde tek bir olayın cereyan etmediği Rojava’da Suriye geçici yönetimi camilerde Enfal süresini cuma hutbesi olarak okutuyor. Önce Halep’teki 2-3 Kürd mahallesine akabinde bütün Kürd bölgesine saldırarak katliam yaptı. Yetinmedi 4 taraftan kuşatılan Kobani gibi küçük kasabayı abluka altında tutuyor. İnsanlar, çocuklar, kadın ve yaşlılar ölürken bütün islam ülkelerinin medyaları uygulamaya “İslamda ve dimimizde yeri yok” diye karşı çıkmaları beklenirken saldırıyı teşvik ediyorlardı. Elin gavuru diye zihnimize kazılan, eğitim yolu ile belleğimize şırınga edilen batı ülkeleri bunun ne insanlığa, ne insafa, ne de vicdana sığmadığı için karşı çıkıyorsa, yayınlıyor, yazıyor, sanal alemde paylaşıyorsa; ben hangi İslamı savunayım?

Bir alim oğlu ve 20 yaşına kadar babanın medresesi ve iş yerinde İslami eğitimi almış 75 yaşıma kadar İslamın ilke ve ibadetinden kopmamış biri olarak günümüzdeki uygulanan fiili İslamı nasıl tarif etmemi beklersiniz? Varın siz söyleyin.

Allah Müslümanım ve İslam dinine mensubum diyenlere gerçek İslamın fiili yaşayış tarzı için din, İman, ahlak, vicdan, insaf, merhamet, adalet ve en önemlisi de bu kutsal ayın arifesinde insanlık versin.

NOT: Biliyorum bu yazımı çok kişi okumayacak, okuyan da sessiz kalacak.

Dün bir video izledim köyün birinde ağıldan çıkan koyunlar kapıdaki minibüsün etrafında daire şeklinde saatlerce dönüp dönüyorlardı. Biz şimdi dünyadaki Müslümanlar bu koyunlar gibi bilinçsiz sürü haline mi geldik? Evet diyorsanız; sürü olmaktan kurtulup gerçek islam ile tanışmadan batı ülkeleri müslümanı müslümana kırdırmaya devam edecek ve zenginliklerimizi alarak refah içinde yaşayacaklar. Bilesiniz istedim.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları