BAŞLANGIÇ VE BİTİŞLER
Batman’ın şehirleşmesine tanıklık eden insanlar için küçük bir esnaf dükkânının büyüyen hikâyesine eşlik eden insanlar ve anılar…

Yusra AYDIN
-Batman’ın şehirleşmesine tanıklık eden insanlar için küçük bir esnaf dükkânının büyüyen hikâyesine eşlik eden insanlar ve anılar… Tam elli yıl önce, küçük ellerin mücadelesiyle başlayan bir hikâye… Sabah Market’in doğuşu, büyüyüşü ve bugün, tam da bugün, kapanış hikâyesi.
Zaman dediğimiz olgu, başlangıçların ve bitişlerin bize sunduğu o nokta atışı anlarda devreye giriyor. Bazen bir kapının kapanması, ardında ne çok kapının açıldığını hatırlatıyor insana. Bazen de bir son, yalnızca bir mekânın değil, yarım asırlık bir ömrün hatıralarını gün yüzüne çıkarıyor.
İnsan, nisyanla malul; unutan, hatta bazen unutmak isteyen bir varlık. Oysa mücadele eden her insanın ulaştığı güzel bir zafer, o zafere varırken geçtiği zorlukları yâd ederek anlam kazanıyor. Çünkü varılan yer kadar, oraya ulaşmak için verilen emek de hikâyenin bir parçası.
Okuldan markete, marketten okula uzanan bir döngüydü hayat dayımlar için. Oyun çağında hayatın gerçekleri yoldaşları oldu. Belki de çocuklukları, yaşıtlarının oyunlarla büyüdüğü zamanlarda sorumluluklarla tanıştı. Bazen hayat, insanı akıntısına kaptırarak büyütür; insan, büyüdüğünü ancak geriye dönüp baktığında anlar.
Hayatın sunduğu her olanak, kolaylığıyla da zorluğuyla da bize sunulmuş bir hediye aslında. Her mücadelenin içinde bir öğreti, her yorgunluğun ardında bir iz, her bitişin içinde de geçmişe dönüp bakmayı sağlayan bir anlam saklı.
Bir mekânı özel kılan, yalnızca duvarları, rafları ya da yıllar içinde büyüyen ticari hikâyesi değildir. O mekânın ruhunu yansıtan insanlar, kurulan ilişkiler ve insanların kalbine dokunan küçük anılardır. Bazen bir selam, bazen bir hâl hatır, bazen de yıllardır değişmeyen bir alışkanlık… Bütün bunlar, bir dükkânı alışveriş yapılan bir yer olmaktan çıkarıp insanların hayatına dâhil eder.
Şimdi Sabah Market’in kapıları kapanırken geride yalnızca boşalacak raflar, anahtarlar ve hatıralar kalmıyor. Elli yıl boyunca verilen emeğin, paylaşılan sevinçlerin, göğüs gerilen zorlukların ve birbirine değen hayatların izleri kalıyor. Belki de en çok, o kapıdan içeri giren insanların hafızasında yaşamaya devam edecek bir hikâye…

Bir dükkân kapanır, bir devir sona erer. Fakat insanın emeğiyle yoğurduğu yıllar, bir kepengin ardında kalıp gitmez. Çünkü bazı hikâyeler, yaşandıkları yerde bitse de insanların hafızasında yaşamayı sürdürür. Belki de başlangıçlar kadar bitişler de kıymetlidir. Çünkü bazı sonlar, geride bırakılan ömrün ne kadar büyük bir hikâye olduğunu anlamamıza vesile olur.
Elli yıllık bir hikâyenin ardından geriye dönüp baktığımızda, kapanan bir dükkândan çok daha fazlasını görürüz: Bir şehrin değişimini, bir ailenin mücadelesini, zamana direnen alışkanlıkları ve ömrün içinden geçip giden nice insanı…
Ve anlarız ki bazı kapılar kapanırken yalnızca bir yerden ayrılmayız; bir döneme, bir çocukluğa, bir hatıraya da veda ederiz.