TOSUN PAŞA
TOSUN PAŞA

SİMURG - NİHAT EKİNCİ
-Tosun paşa Osmanlıda bir devlet adamı ve komutandır. Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın oğlu, İbrahim Paşa'dan sonra Mısır valisi olan Abbas Hilmi Paşa'nın babasıdır.18 yaşında vezir unvanıyla Cidde ve Habeş valiliğine atandı. 19 yaşında babası tarafından Hicaz’a gönderildi. Vehabi ayaklanmasını bastırdı. Mekkeyi isyancılardan aldığı için Vehabi Destanı adlı şiirde kendisine övgüler yağdırıldı.22 yaşında vebaya yakalanarak hayatını kaybetti.
Bu destan, tarihi bir olayın edebiyata yansıması açısından önemlidir.
“Âşık Esrari, Destan’ı Vehabi de onu şöyle methetmiştir.
Mahmut Paşa'm de ki müjdecim geldi Bonapart (a) yetişti Medine doldu Cidde'yi, Mekke'yi Tosun'um aldı Ahmet Paşa gibi genç aslanım var.”
Şimdi gelelim meselenin aslına. Durup dururken Tosun Paşa da nereden çıktı sorusunun cevabına. Bizim Kuşak Tosun Paşayı rahmetli Kemal Sunal’ın çevirdiği filmden tanır. Köşkün en saf ve sakar çalışanı ve mensubu iken Düzenbazlığı kendine akıllılık sayan Şener Şen’in kendisine biçtiği rolü kabullenip paşa yani Tosun Paşa rolüne bürünmesi. Tellioğulları ile Seferoğulları arasındaki anlaşmazlığın kaynağı olan Yeşil Vadiye sahip olma olayı çerçevesinde yürür mesele.
Aileler Arasındaki Mücadele: 19. yüzyıl Mısır'ında (Osmanlı döneminde), Tellioğulları ile Seferoğulları adlı iki düşman aile, İskenderiye'nin en değerli bölgesi olan Yeşil Vadi'ye sahip olmak için kıyasıya bir rekabete girer.
Sahte Tosun Paşa: Telli oğulları, vadiyi ele geçirebilmek ve devlet memuru Yaver Bey'in kızı Leyla'yı almak için büyük bir torpile ihtiyaç duyarlar. Bu amaçla evin saf ve sakar uşağı Şaban'ı, Kahire'nin en heybetli ve sözü geçer paşası olan Tosun Paşa kılığında tanıtırlar. Şaban’ın sahte paşa rolünü üstlenip Leyla’ya âşık olması ve en sonunda gerçek Tosun Paşa’nın saraydan gelip Yeşil Vadi'ye el koymasıyla olay sonuçlanır.
“Tarih tekerrürden ibarettir” denilen anonim bir deyişimiz var. Ancak bunun olmaması için yaşananlardan ders almak gerekiyor. Bu konu hakanda Mehmet Akif’in dizeleri de oldukça anlamlıdır:
“Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?
«Târîh»i «tekerrür» diye ta’rîf ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”diyor şair.
Şimdi isterseniz meseleyi kendi dönemimize taşıyalım. Güzel ülkemizin haritasını gözlerimizin önüne getirip içinde bulunduğumuz siyasi ve sosyal yaşam çerçevesinde değerlendirelim.
Soru şu; yeşil vadi olarak görebileceğimiz bir yer veya yerler var mı?
Peki, 18-23 yaş aralığında ya da genç yaşta inanılmaz rütbeler alarak yükselen gençlerimiz var mı?
Çalışma hayatında tek bir kürek sallamadan zenginleşmiş paraya ve lüks hayata boğulmuş yurttaşlarımız var mı?
Herkesin kendine göre mutlaka bir cevabı vardır. Yeşil vadiye sahip olan ülkeye sahip olur sloganında değiliz ama yeşil vadiyi almak için bunca senaryoya gerek var mı?
Son dönemde TV ekranlarında yayınlanan haberlerin durumuna bir bakın. Her sabah bir operasyonla gözlerimizi açıyoruz. Skandallar almış başını gidiyor. Fon krizleri, Belediye operasyonları, Çetelerle mücadele, siyasi çatışmalar almış başını gidiyor.
Oysa bütün çabaların ve çalışmaların amacı ülkeyi ve milleti selamete erdirmek değilmidir. Bu kadar gerginleştirilen ortamın ülkeye ve millete faydası var mıdır?
Ülkede Tosun Paşa olursam köşeyi dönerim mantığı yaygınlaşınca hedefe giden her yol mubah sayılmaya başlandı. Bu durum da ahlaki çöküntüye neden oldu. Artık istikbali emanet ettiğimiz gençlik çalışmadan, üretmeden alavere dalavere işlerin içine girerek kısa yoldan zenginleşmenin peşinde. Oysa çok iyi bilmekteyiz ki bir ülkede durum bu hale gelirse ülke yeniden “hasta adam” konumuna düşer. Leş kargalarının da bu durum için pusuda beklediklerini unutmamak lazım. Bu nedenle tarihten ders almak gerekiyor. Bu nedenle Mehmet Akif’ten dizeler aktarıyoruz. Bu nedenle ülkenin ve milletin selameti açısından Tosun Paşa olursam köşeyi dönerim mantığına yol vermemek gerekiyor ki sahte Tosun Paşalar ortaya çıkmasın.