BÖLGE HASTANESİNDE 10 GÜN
Hastaneler çıkmaza girdiğimizde hayatta kalmak için “imdat” çığlığımızın cevap bulduğu mekânlardır. Bu nedenle sağlık ile ilgili bir sorunla karşılaştığımızda ilk hedef hastanelerdir.

SİMURG - NİHAT EKİNCİ
-Hayatta her şeyin başı sağlık olduğu için de bu alan oldukça dikkat çekicidir. Çünkü insanın duygusal anlamda en hassas olduğu dönemlerden biri de bu alanda yaşanır. Kanuni Sultan Süleyman’a atfedilen bir beyit var;
“Halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi
Saltanat didükleri ancak cihân gavgasıdur
Olmaya baht u sa'âdet dünyede vahdet gibi”
İşte bu kadar mühim bir meseledir sağlık meselesi.
Geçenlerde aile reisimizde (iç işleri bakanımız oluyor) anormal bir hastalık belirtisi görüldü. Tabi hemen Bölge Hastanesinin yolunu tuttuk. Tahliller, tetkikler, çekimler yapıldı sonuçta hastanızın bir şeyi yok denilerek acil servisten eve postalandık. Biz de hastamıza; “grip oldunuz fazla nazlandınız” diyerek işi geçiştirmeye çalıştık ancak ertesi gün durum daha da vahim hale geldi. “Bir şeyi yok” denilen hasta ayağa kalkamaz oldu. Sıra alalım dedik ama sistem ne yazık ki bize öyle bir şans tanımadı.
Mecbur soluğu fiziki başvuru metodunda aldık. Aldık hastamızı dayandık nörolog doktorun kapısına. İlk kapının isimliğinde kâğıda yazılmış bir isim vardı. Ondan başlayalım dedik. Dr. Hamza Taşçı yazılan kapının aralığından sızarak durumumuzu izah ettik ve mümkünse hastamıza bakmasını rica ettik. Halden anlayarak zaman ayırdı. İlk muayeneden sonra hemen EMG servisine yollandık. Burada tetkik yapan EMG Teknikeri Bülent Çelik durumumuzun acilliyet arz ettiğini belirterek nörolog doktorla istişare edilmesi gerektiğini belirtti. Avantajımız yanımızda stajyer doktorum Melis hanım’ın da bulunmasıydı. Kendi aralarında görüştüler ve üç kafadardan tek sonuç çıktı. Hasta acilen yoğun bakıma alınacak!
Hastalık yüz binde bir görülen enfeksiyon sonrası ortaya çıkan bir hastalıkmış. Adı; Guillain-Barré Sendromu (GBS). Bağışıklık sisteminin periferik sinir sistemine (vücudu beyin ve omuriliğe bağlayan sinirler) yanlışlıkla saldırarak iltihaplanmaya yol açması ile ortaya çıkan, nadir görülen ve acil tıbbi müdahale gerektiren nörolojik bir hastalık. Karıncalanma ve Uyuşma, Kas Güçsüzlüğü, Refleks Kaybı, Yürüme ve Denge Güçlüğü,.Yüz ve Yutma Felci ve Solunum Sıkıntısı ile kendini ortaya koyan bir hastalık.
Bizdeki nedeni tahminen Grip (influenza) virüsü,) veya Koronavirüs (COVID-19) GBS kendiliğinden düzelebilen bir hastalık değil; mutlaka hastane yatışı ve tıbbi takip gerekir. En yaygın tedavi yöntemleri İVİG (intravenöz immünoglobulin) ve plazmaferez (kanın plazmasından zararlı antikorların temizlenmesi) tedavisi ve ardından fizik tedavidir.
Hastamızı apar topar yatırdık. Doktorumuz hemen İVİG tedavisini başlattı. Belirlenen dozu günlük olarak aldık. Beş gün boyunca yoğun bir bakım süreci geçirdik. Ardından beş gün daha gözetim ve diğer kontroller gerçekleştirildi. Uygulanan tedavi sayesinde hastalığın ilerlemesi durduruldu. Hastamız kendi başına ayağa kalkabilecek duruma geldi ve tedavinin geri kalan bölümünün evde yapılmasına karar verildi.
Öncelikle böylesi nadir görülen bir hastalığın tanısını koymada gösterdikleri başarıdan dolayı Nöroloji Doktorumuz Hamza Taşçıya ve EMG Teknikeri Bülent Çelik bey’e şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Çünkü tanı koymada gecikilmesi veya yanlış bir tedavi yönteminin uygulanması durumunda hastamızın ayağa kalkma sürecinin uzun zaman alacağı açıktı. Hastalık tedavisinde uygulanan ilacın maliyeti ve tedariki de sıkıntılı olduğundan bir hayli zorlanacağımız da açıktı. Bu arada öğrendiğimiz bir konu da Batman’da plazmaferez (kanın plazmasından zararlı antikorların temizlenmesi) tedavisinin yapılamadığıdır. Yetkililerimizden ricamız bu işlemin hastaların Diyarbakır veya başka bir ile nakledilmeden ilimizde yapılması için gerekli çalışmayı yapmalarıdır.
Sağlık sisteminde son dönemlerde doktora ulaşma konusunda sıkıntıların yaşandığı açıktır. Bu sorunun bir an önce düzeltilmesi aciliyet arz etmektedir. Aciliyet arz eden bir diğer konuda Acil Servis’teki durumdur. Acil Servis doktorları aşırı hasta yoğunluğundan dolayı görevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirmekte zorlu çekmektedirler. Bu durum hem onların hem de hastaların sıkıntıya girmelerine ve gereksiz gerginliklerin ortaya çıkmalarına neden olmaktadır.
İdarecilerimizin hiç olmasa iki günde bir servisleri dolaşarak hem hastaların durumlarını sormaları hem de bakım hizmetlerini kontrol etmelerinin yararlı bir çalışma olacağına inanıyoruz. Sağlık çalışanlarını gösterdikleri çabadan dolayı kutluyor, herkese sağlıklı günler diliyorum.