24 Ekim 2026 - Cumartesi

ARAFTA KALMAK

Arafta kalmak, iki durum, iki karar, iki fikir veya iki taraf arasında sıkışıp kalmak, ne yapacağına veya neyi seçeceğine bir türlü karar verememek, belirsizlik ve kararsızlık içinde yaşamak demektir.

Yazar - SİMURG - NİHAT EKİNCİ
Okuma Süresi: 4 dk.
SİMURG - NİHAT EKİNCİ

SİMURG - NİHAT EKİNCİ

-
Google News

Son günlerde ülkede olup bitenler karşısında bir karara varmak isteyenlerin arafta kalmak durumu ile tanımlanabilecekleri konusunda her halde hemfikir durumdayız. Bu günlerdeki durum elbette bir günde oluşmadı yaşananlar gelinen noktada insanların veya yurttaşların bu durumda kalmalarına sebep oldu.

Herkesin temel insan hakları vardır. Yaşamak, barınmak, beslenmek gibi fiziki durumların yanı sıra ruhen de mutlu olmak, umutlu olmak, normal olmak gibi. Ancak görünen ve yaşatılan odur ki bu amaçların gerçekleşmesi için göreve gelenler veya bu göreve talip olanların bunları gerçekleştirmek yerine odaklandıkları başka hedefleri mevcut.

Ülkede siyasi, sosyal ve ekonomik alanlarda sıkıntılar içerisinde olduğumuz gerçeği ortada. Ortada olan başka bir gerçek ise etrafın ateş çemberi halinde olduğu. Bu sıkışık durumda ülkeye sağ ve selamet içerisinde yönetmek ve korumak elbette önemli ama ve lakin bu hedefin gerçekleşmesi için olup bitenleri sineye çekenlerin içinde bulundukları durum da pek iç açıcı değil. Çünkü gelişmeler öyle bir kerteye gelip dayındı ki artık sabır taşı olsanız çatlamak içten değil.

En dipten başlayan nahoş işler ne yazık ki ilerleye ilerleye ta tepe noktaya kadar ulaşmış durumda. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında sermaye oluşturma çabaları ekonominin güçlendirilmesi çalışmaları kapsamında olumlu görüşmüştür. İzmir iktisat kongresi kararlarında tutun da alınan diğer kararlara hep milli denilen sermayenin oluşturulması anlayışı ile bakılmış ve sineye çekilmiştir. İktidardaki anlayış bürokratik ve askeri vesayet ile birleşmiş ve ülke yönetimi yıllarca aynı anlayışla yönetilmiştir.

Aradan geçen süreçleri atlayalım. Son dönemde meydana gelen iktidar değişikliği ile bu vesayetin bitirilmesi ve yeni bir düzenin oluşturulması hedeflenmiştir. Ülkenin darbeler ülkesi olmaktan kurtarılması hedeflenmiş ve bu konuda epey yol alınmıştır. Ancak eskiyi silme çabaları gösterilerken ne yazık ki bilerek veya farkında olmadan eskinin yerine yeni bir vesayet anlayışı yerleşmiş durumdadır. Sermayenin el değiştirmesi sağlanırken gösterilen hoşgörü ortamı ne yazık ki doğru kavranmamış ve boşluğa sızanlar durumu kişisel fırsata çevirmeyi başarmışlardır.

Bunan açık göstergesi gelir dağılımındaki adaletsizlik son örnekleri ise Belediyelere yönelik operasyonlarda ortaya çıkanlar ile fon vurgunu vakaları gösterilebilir. Her iki konuda da işin siyasi alana sıçramış olması ülke yönetiminde bulunan anlayışların hem merkezi hem de yerel yönetim alanında sıkıntılı durumda olduklarını göstermektedir.

Elbette ateş düştüğü yeri yakar. Bu nedenle herkes yandığı oranda ses çıkarmakta ve yardım dilenmektedir. Ekonomik verilere bakıldığında ülkenin yüksek gelirli ülkeler sınıfına dahil olduğunu görmektesiniz sofraya ve çarşıya baktığınızda insanların büyük çoğunluğu açlık ve sefalet içinde çırpınmakta. Birileri karın doyurmak için çay simit hesabı yaparken ülkeyi idare etmek için görev alanların ve yandaşları ile sırdaşlarının milyarlardan söz etmesi elbette normal görülecek bir durum değil. Bu durum insanların arafta kalmalarına neden olmaktadır. Bu da gemilerin yakılıp yakılmaması kararına işaret etmektedir. Gemiler yakılırsa geri dönüş olmayacak ve sanırız ve korkarız ki bu durumda kimse zararsız çıkmayacaktır.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.