RAMANLI’DAN HAC ÜCRETLERİNE TEPKİ : “MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİDİR”
Türkiye'deki hac ücretlerinin Endonezya, Pakistan, Bangladeş ve Malezya gibi ülkelerle kıyaslandığında oldukça yüksek olduğunu belirten Ramanlı, maliyetlerin ayrıntılı şekilde kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.

HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, 2027 yılı hac ücretlerinin 8 bin 800 ile 24 bin 500 dolar arasında değiştiğini belirterek maliyetlerin kamuoyuna açıklanmasını ve vatandaşların üzerindeki yükün azaltılmasını istedi. HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında ekonomi, faizsiz finans sistemi, hasta mahkûmların durumu, hac ücretleri ve Türkiye-Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hac ücretlerinin vatandaşlar açısından ciddi bir mali yük oluşturduğuna dikkat çeken Ramanlı, 2027 yılı için belirlenen ücretlerin 8 bin 800 dolar ile 24 bin 500 dolar arasında değiştiğini, hacı adaylarının büyük çoğunluğunun ise 9 bin 200 dolar ödeyeceğini ifade etti.
“HAC TİCARİ BİR KAZANÇ KAPISI DEĞİLDİR”
Türkiye'deki hac ücretlerinin Endonezya, Pakistan, Bangladeş ve Malezya gibi ülkelerle kıyaslandığında oldukça yüksek olduğunu belirten Ramanlı, maliyetlerin ayrıntılı şekilde kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi. Uçak, konaklama, yemek, personel ve organizasyon giderlerinin kalem kalem incelenmesini isteyen Ramanlı, zorunlu yemek hizmetlerinden hava yolu tercihlerine, personel sayısından konaklama sürelerine kadar bütün giderlerin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Hac ibadetinin ticari kazanç elde etme amacıyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ramanlı, kutsal topraklara gitmek isteyen vatandaşların ekonomik nedenlerle bu ibadetten uzak kalmaması gerektiğini belirterek, “Hac bir ibadettir, lüks bir seyahat değildir. Vatandaşlarımızın üzerindeki mali yükü azaltacak somut adımlar atılmalı, hac ücretleri mutlaka düşürülmelidir.” dedi. Ramanlı, ekonomik sisteme ilişkin değerlendirmelerinde ise faizin İslam'da kesin olarak yasaklandığını belirterek üretimi, emeği ve adil paylaşımı esas alan faizsiz bir ekonomik düzenin mümkün ve gerekli olduğunu ifade etti. Kâr-zarar ortaklığı, selem ve murabaha gibi finansman modellerinin alternatif olarak değerlendirilebileceğini kaydetti.
HASTA MAHKÛMLAR VE TÜRKİYE-LİBYA ANLAŞMASI GÜNDEMİNDE
Basın toplantısında ağır hasta mahkûmların durumuna da değinen Ramanlı, 73 yaşındaki Abdullah Tırpan'ın yoğun bakımda hayatını kaybetmesinin ardından cezaevlerindeki hasta mahkûmların koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tırpan'ın vefatına giden süreçte olası ihmal iddialarının tüm yönleriyle araştırılmasını isteyen Ramanlı, sağlık raporlarının ve infazın ertelenmemesine ilişkin kararların şeffaf biçimde incelenmesi çağrısında bulundu. Ağır hasta ve yaşlı mahkûmların durumlarının ivedilikle gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması'nın onaylanmasını da değerlendiren Ramanlı, kararın iki ülkenin Akdeniz'deki hak ve menfaatlerinin korunması açısından önemli olduğunu ifade etti. Avrupa Birliği'nin anlaşmaya yönelik tutumunu eleştiren Ramanlı, Türkiye ve Libya'nın egemenlik hakları doğrultusunda yaptıkları iş birliğine dışarıdan müdahale edilmesini kabul etmediklerini belirtti. Anlaşmanın Libya'daki siyasi ayrılıkların giderilmesine, taraflar arasında diyaloğun güçlenmesine ve ulusal uzlaşı sürecine katkı sunmasını temenni etti.




